Lazerle Akne Tedavisi

Lazerle Akne Tedavisi FiyatlarıRandevu Talep Edin

Akne nedir? 

Bildiğimiz adı ile sivilce (akne vulgaris); belirtilerin yüz gibi görünür yerde olması nedeniyle sosyal hayatta rahatsızlık yaratarak ve zaman zaman sosyal fobiye neden olarak önem arzetmektedir. Tam da bu nedenle dikkatle ele alınmalı ve özenle tedavi edilmesi gerekmektedir.

Kıl folikülüne ait belirtilerle seyreder ki tekrarlayan şikayetler yorar ve üzer. Çoğunlukla foliküllerin tıkanmasına veya çok açık olmasına yönelik rahatsızlık dikkat çeker. Gözenekler açık, yağlanma fazla ve siyah nokta oluşumu sık karşılaşılan şikayetler arasındadır. Bir de bakteriler eklenip enflamasyon başlayınca iltihaplı kızarık sivilceler olur ki bazıları büyük derin ve ağrılı olabilir. Çoğunlukla iz kalmasına bunlar sebep olurlar.

Aynı şikayetlere hastaların bazılarında sırt, omuz, kollar ve nadiren bacaklarda da tanık olabiliyoruz.

Akne oluşumunun nedenleri?

Akne; birden fazla faktörün etkisi altında gelişebilen, farklı bulgularla seyredebilen, tedavisi zaman alabilen bir cilt rahatsızlığıdır. Aknenin oluşumu birden fazla faktör ile ilişkili bulunmuştur. Hastaların çoğunluğunda 

  • Yağ salgılanmasında aşırılık
  • Gözeneklerde tıkanıklık ve komedon (siyah nokta) oluşumu
  • Bakterilere bağlı enflamasyon
  • Ergenlik döneminde hormonal değişim
  • Polikistik over ibi rahatsızlıklar
  • Beslenme
  • Kozmetiklerin bazıları
  • Vitamin mineral eksiklikleri 

Aşırı sebum (yağ salgısı) üretimi

Yağ bezleri; salgıladıkları sebum adı verilen yağ salgısını foliküle verir ve oradan da cildin yüzeyine yayılır. Böylece cildin koruyucu tabakası ve nemlenmesi sağlanmış olur. Gerekli olan bu üretim aşırı hale gelirse sorunlar başlamaktadır.

Sebumun en yüksek seviyeye ulaştığı dönem 15-30 yaş arasıdır. Yaşla birlikte azalır. Artıran en önemli etken hormonlardır. Androjen hormonlar yağlanmayı artırırken östrojen hormonu yağlanmayı azaltmaktadır.

Özellikle şiddetli seyreden akneli hastalarda androjenler yüksek bulunmuştur. Polikistik over sendromu gibi durumlarda sivilceler ağır seyreder, tedaviye direnebilir ve kıllanma sorunu elik edebilir.

Beslenme asidik özellikte ise vücut için stres kaynağı oluşturarak yağlanmayı artırabilir. Gıda intoleransları, unlu ve şekerli gıdalar yalanmayı artırıcı rol oynarlar.

Kıl folikülünde kalınlaşma ve komedon oluşumu

Kıl folikülünün deri yüzeyindeki kısmı oldukça dardır ve kolayca tıkanabilir. Tıkanması çevresel kir ve tozlarla olabileceği gibi aynı zamanda derinin keratozik yapısındaki artış ile de olabilmektedir. Deri yapım hızı normalden hızlı kişilerde hızla yapılan deri birikmeye kalınlaşmaya başlar ve gözenek ağzını tıkayabilir.

Folikül ağzı tıkansa da yağ bezleri yağ salgılamaya devam eder ve birikerek komedon(siyah nokta), beyaz milyumlar oluşur. Uzun süren komedonlarda büyüme ve zamanla bakterilerin eklenmesi ile sivilceler ve apseleşmeler oluşabilmektedir.

Mikroorganizmalar

Akne vulgaris bulaşıcı olarak değerlendirilemez. Kızarık iltihaplı ve apseleşen sivilceler mutlaka mikroorganizmalarla ilgilidir. Folikülde çoğalan mikroorganizmalar; propionibacterium acnes, stapylococcus epidermidis ve pityrosporum ovale.

Özellikle Propionibacterium acnes adlı mikroorganizmanın sıklıkla ergen bireylerde fazla olduğu saptanmıştır. Muhtemelen bakterinin kendisi değil de çevresinde yarattığı enflamasyon ve reaksiyon görünümden sorumlu tutulabilir.

Akne vulgaristeki yangı reaksiyonunda, mikroorganizmalar dışında vücutta enflamasyon yapan nedenler, asidik vücut, oksidatif stres gibi nedenlerle de artış olabilir.

Beslenmede paketli gıdaların varlığı, fast food tüketimi, su içmeme, sebze tüketiminin az olması ve stres vücudun asidoza kayması şikayetleri artırırken bazik beslenme şikayetleri azaltmaktadır. Vücuttaki bazı minerallerin eksikliği şikayetleri artırmaktadır.

Akne vulgariste görünümü etkileyen faktörlerden bazıları genetik yatkınlık, stres, Hormonal durum, latent asidozdur.

Akne oluşumunu etkileyen diğer faktörler

Bazı kozmetik ürünler, ilaçlar, bazı endokrin hastalıkları akne oluşumunu etkileyebilmektedir.

Akne oluşumunu etkileyen ilaçlardan bazıları şöyledir:

  • Kortizonlu ilaçlar
  • Antikonvülzanlar
  • Disulfuram
  • İzoniazid
  • Azathioprin
  • Tiroid ilaçları

Akne oluşumunu tetikleyebilen bazı endokrin hastalıklar:

  • Konjenital adrenal hiperplazi
  • Polikistik over sendromu
  • Androjeni arttıran diğer endokrin hastalıklar

Akne vulgariste gözlenen deri lezyonlarının bazıları: 

Akne seyrederken sıklıkla beyaz ve siyah komedonlara rastlanır. Foliküldeki yağ birikintisi hava ile temas etmeden önce beyaz ettikten sonra siyah görünüm alır.

Nodül: Derin yerleşim gösteren, ağrılı ve büyük olabilen akne formu

Püstül: Beyaz komedonlardan kaynaklanan iltikaplı tüy içeren form

Kist: Derin yerleşimli içi dolu kistik yapı

Akne vücudun hangi bölgelerinde ortaya çıkar? 

Akne vulgaris deri belirtilerinin çoğunluğu yüzde yanaklarda alında gözlenir. Daha seyrek olarak sırtta, göğüste ve kollarda çıkmaktadır. Aknenin bazı türlerinde belden aşağıda ve bacaklarda da lezyonlar yer alabilmektedir. Az da olsa saçlı deride ve ensede de görülen akne formları da vardır.

Akne nasıl tedavi edilir?

Akne tedavisinde belirtilerin şiddetine, nerelerde olduğuna, ne tip lezyonlardan oluştuğuna göre tedavi şekillenir. Tedavi nedene yönelik olmalı, iz kalmadan iyileşme sağlanmalı ve en etkili şekilde hızlı sonuçlanmalıdır. Akne genellikle gençlerde olduğundan çok hızlı olması istenir.

Akne tedavisinde en hızlı en etkili tedavi şekli lazerlerdir. Kızarıklık iltihaplı, kistik ve nodüler lezyonlar tedavide gecikilirse iz bırakırlar. İz kalmadan hasar oluşmadan tedavi etmek öncelikler arasındadır. Pek çok tedavi düzelme sağlarken gecikir ve iz bırakma riski oluşturur.

Akne lezyonlarının önemli kısmında iyileşme sürecinde lekeler bırakarak, genellikle kalıcı bir iz oluşmaksızın iyileşebilmektedir. Ancak bazı akneler, özellikle derin yerleşimli olanlar kalıcı iz bırakabilirler. Akne iyileşirken izi kalma olasılığı erken ve etkili tedavi yapıldığında azaltılabilmektedir. Aknenin başlangıcı ile tedavinin başladığı zaman arasındaki süre uzatsa iz kalma riski daha da artmaktadır.

Akne tedavisinde en hızlı en etkili tedavi şekli lazerlerdir. Tedavide kullanılan lazerler farklılık gösterebilir. Bazıları damarsal lezyonları etkileyerek çevredeki kızarıklığı düzeltebilir, sivilcenin beslenmesini engelleyerek kurumasını kolaylaştırır. Böylece kısa sürede iyileşme sağlanır.

Bazı lazerler sivilcenin ısınması ile mikroorganizmaların ölmesini sağlar. Böylece sivilce etkenini ortadan kaldırmış olurki iyileşmede en etkili yol bunun sağlanmış olmasıdır.

Birçok dalga boyunda etkinliği tek cihazda toplayan CCL lazer ile tüm lazer terapilerini tek cihazda toplamak mümkün olmaktadır. Yapılan seansta birden fazla etki beraber uygulanabilmektedir. Damarsal lezyonlara etki eden uygulama ile kızarıklık enflamasyon kısa sürede azalmaktadır. Kızarıklıkların tedavisi ve yatıştırılması akne tedavisinde önemli bir detaydır.

CCL lazer tedavisinde derinin onarılması uyarılır, yeniden yapılanma sağlanır. Lekeler düzelir, renk normale döner ve pürüzsüz görünüm kazanır.

Her seansta iyileşme gözle görülür şekilde fark edilir. Aşama aşama düzelme yaşanarak 6 seansın sonunda normal bir ten görünümüne ulaşılır.

Akne tedavisi; akne oluşumuna neden olan mekanizmada rol oynayan faktörlere yönelik olmalıdır. Bu faktörler; kıl foliküllerinin kalınlaşması, aşırı sebum (yağ salgısı) üretimi, P. acnes gibi mikroorganizmaların varlığı ve yangısal reaksiyon olarak sayılabilir. Akne vulgarisin derecesini ve şiddetini belirlemek tedavinin seçimi konusunda ilk adımdır.

Akne tedavisindeki amaç, derideki yangısal cevabı geriletmek, iz oluşumunun engellenmesi ve deri belirtilerinden dolayı ortaya çıkabilecek sosyal izolasyondan hastayı korumaktır.

Akne tedavisi uzun sürelidir ve kısa dönemde mucizevi sonuçlar beklenmemelidir. Tedavi için seçilen yöntem ne olursa olsun sabırla ve düzenli olarak uygulamak çok önemlidir.

Akne vulgaris tedavisinde en erken cevap bir ay içinde alını. Ancak %80’in üzerinde iyileşme sağlanması için en az 6 ay tedaviye devam edilmelidir.

Akne tedavisinde hastalara diyet önerilmezken aşırı terleme ve güneş ışınlarının akneyi arttırabileceği uyarısı yapılır.