Glutatyon En Güçlü Antioksidan

Image

Glutatyon Tedavisi FiyatlarıRandevu Talep Edin

Yeme içme, soluk alıp verme, hareket etme gibi günlük yaşam faaliyetleri sırasında vücutta serbest radikaller oluşur. Çevresel faktörlerin etkisi ile serbest radikaller daha da artabilir. Yüksek miktarda serbest radikal oluştuğunda hücrelere zarar vermeye başlayacağı için antioksidan mekanizmalar devreye girer. Vücudun en güçlü antioksidanı glutatyondur, vücutta sentezlenir.

Glutatyon vücudu serbest radikallerden ve onların neden oldukları oksidatif hasardan korumak için çalışan bir süper kahraman gibidir. Bazı öngörüler DNA'nın günde 10.000 oksidatif saldırı alabileceğini göstermektedir. Glutatyon, hücre zarlarına, DNA'ya ve enerji üretimi yapan mitokondrilere zarar veren oksidatif bileşiklere doğrudan bağlanabilen ana antioksidandır. Doğrudan nötralize ettiği maddeler arasında süperoksit, nitrik oksit, karbon radikalleri, hidroperoksitler, peroksinitritler ve lipit peroksitler dahil olmak üzere çok çeşitli oksitleyiciler yer almaktadır.

Serbest radikal adı verilen bu moleküller elektron açlığı çekerler. Eksik olan elektronlarını tamamlamak için vücuttaki sağlıklı hücrelerden elektron alarak kararlı hale geçmeye çalışırlar. Bunu yapmaya çalışırken sağlıklı hücrelere ve vücut metabolizmasına geri dönüşümsüz zararlar verirler. Vücuttaki en güçlü antioksidan olan glutatyon, kendi elektronunu vererek vücut hücrelerinden alınmasını engeller. Sağlıklı hücrelerden elektron çalmaya çalışan serbest radikallere kendindeki elektronlardan veren glutatyon vücudun hücrelerini korumuş olur. 

Glutatyon;  karaciğer, akciğer, bağırsak, böbrek gibi toksinlere direkt olarak maruz kalabilen organlar için çok önemlidir. Glutatyon en yüksek oranda karaciğer hücrelerinde bulunur, çünkü karaciğer toksinler, ilaçlar ve kimyasallar için filtre gibi çalışır. Karaciğere gelen toksinleri bağlayarak organın yükünü azaltmış olur. Akciğerlerde enflamasyonun kontrolü, oksidatif stresin baskılanmasında önemlidir. Akciğerlerde sigara kullanıcılarında yoğun toksin olduğundan glutatyon ihtiyacı çok artmaktadır ve çok kullanıldığı için yetersizliği çok yaşanmaktadır. Tüm vücut hücrelerinde bu  membran bütünlüğünü sağlayan fosfolipidlerin, proteinlerin, DNA ve RNA gibi moleküllerin bütünlüğünün sağlanması glutatyonun güvencesindedir.

Glutatyon, kronik iltihapla mücadelede etkin rol oynar. Diyabet, kalp hastalığı ve kanser gibi hemen hemen her kronik hastalıkta yüksek düzeyde inflamasyon bulunur. Yaralanma, travma, enfeksiyon, toksinler veya alerjilerde bağışıklık sistemi enflamasyon cevabını verir. Bu koşularda dışarda glutatyon takviyesi önem taşır. Ağız yoluyla alımında büyük kısmı midede etkisizleştiği için serumla beraber damar yoluyla vermek daha tercihtir.

Glutatyon azlığında veya serbest radikal fazlalığında glutatyona olan ihtiyaç arttığında serbest radikaller ihtiyacı olan elektronları vücuttan almaya çalışırlar. Özellikle mitokondri zarında geçirgenlikte bozulmalar, çeşitli dokularda görevlerde aksamalar olmaya başlayabilir. Mitokondri vücudun işleyişi için çok önemlidir.  Mitokondrideki bozulmalar çok sayıda kronik hastalığın gelişmesine zemin hazırlar.

Kronik hastalıklarda kullanılan glutatyon arttığı için eksikliği yaşanabilmektedir. Ayrıca yaşla beraber vücuttaki miktarında azalma olmaktadır. Hastalıkları tedavi ederken ve gençleşmeyi hedeflerken glutatyon takviye edilmelidir. Ağızdan alındığında midede etkisin yitirmekte olduğundan damar yoluyla serum içinde verilmektedir. Tedavi planlanan duruma göre beraberinde etkiyi güçlendiren başka etken maddeler de eklenebilir.